13 Mayıs 2012 Pazar

Futbolcunun mu spor yapması gerek taraftarın mı?



Yukarıdaki fotoğraf 12 Mayıs 2012 tarihinde yani dün 100 yılın derbisi olarak adlandırdıkları Galatasaray-Fenerbahçe maçından sonra olan olaylardan sadece birinde çekilen bir fotoğraf.
Şimdi ordaki arkadaşın psikolojisini incelemek istiyorum ben. Sakın yanlış anlamayın kesinlikle yaptığı yanlış ya da doğru diye değerlendirmeyeceğim.
Sadece neden yaptı? Neyi düşünerek yaptı onu biraz inceleyeceğim kendimce...
Arkadaş Fenerbahçe taraftarı. Maç berabere bitti ve Galatasaray puan farkından dolayı Şampiyon oldu. İnsanlar taraftarı olduğu takım yenildiğinde üzülebilir. Hatta bir kaç Fenerbahçeli futbolcu bile ağladı.

Peki bu ne yapıyor?

Kesin bir şey söylemek istemiyorum ama bu arkadaşın bence kendine bir güveni yok. Yüksek tahminimce arkadaşları arasında Koyu Fenerbahçeli olarak nam salmış ve bütün hayatının başarısını Fenerbahçenin başarısıyla endeksliyor.

Başarım = Fenerbahçe Şampiyon olsun
Dün bu arkadaş kendini çok sevmediği ve güvenmediği için biraz sinirlendi. Hayatındaki tek başarı ve övünç kaynağı olan Fenerbahçe Futbol Takımının dün bir spor liginde Şampiyon olamadığı için sosyal çevresi ve ailesine karşısında hatta aynanın karşısında kendisini güçsüz, işe yaramaz, aciz, basit ve bir o kadar asalak gördüğü için sahaya atlıyor. Hatta sahaya atlarken oturduğu, belki de 1 ay biriktirip aldığı o koltuğu söküp fırlatmaya gidiyor.

Peki neden böyle bir şey yapıyor?

Çünkü maçtan önce facebook profil resmine " Şampiyon Fener" yazılı bir resim koydu. Kapak fotoğrafına da buna benzer bir fotoğraf yükledi. Durumuna " Bugün Şampiyonuz! Galatasay ........" felan gibi şeyler yazdı. Bütün bir hayatını Koyu Fenerbahçeli Ben olarak yaşadı. E
Eğer ki Fenerbahçe şampiyon olamazsa bütün bunlar bir anda silinecek ve kendisini işe yaramaz ve tutarsız bir adammış gibi hissedecek. Ayrıca Fenerbahçe'nin şampiyon olmamasını isteyen Galatasaraylılara Beşiktaşlılara Trabzonsporlulara ya da diğer takımın taraflarına bir güzel giydirmiş olduğu için bir anda kendi kendini manipüle etmiş oluyor ( buna halk dilinde popoyu ifade eden 3 harfli bir kelime deniyor anladınız uğraştırmayın beni..) 
Eğer ki uslu uslu eve gidip sessiz kalırsa insanların onunla alay edeceğini ve daha da fazla işe yaramaz olacağını düşündüğü için, bir anda güya Fenerbahçe'nin onurunu kurtarmak üzere sahaya inip etrafa koltuk fırlatıyor.
Peki Fenerbahçe'nin bununla bir alakası var mı?

Hayır yok! Orada Fenerbahçe, o arkadaşın "kendince" onuru,gururu,kişiliği,sosyal statüsü falan filan...

Kısacası bu arkadaşın biraz rahatlayıp düşünmesi gerekiyor. Aslında olduğu haliyle de değerli olduğunu anlayıp, spor yapması gerekiyor ki sporun aslında bir keyif, yaşam tarzı ve sağlık amaçlı yapıldığını anlasın...



NOT: BURADA KESİNLİKLE FENERBAHÇELİLERE HERHANGİ BİR ELEŞTİRİ YOKTUR. BU VE BUNUN GİBİ DAVRANIŞLARI YAPAN HER İNSANA, KENDİ DÜŞÜNCEMLE YAZDIĞIM BİR YAZIDIR.

10 Mayıs 2012 Perşembe

Kişisel Olarak Geliştik Şimdi Uygulama Zamanı..

Herkes okudu değil mi Secret'ı, Mümin Sekman'ı, Aykut Oğut'u hatta Osho'yu..

Hepsi de o kadar değerli bilgilerle doluydu ki.. Hala çoğumuzun baş ucu kitabı olmuştur o eserler. Hele ki Evrenden Torpilim Var ve ardından Aynalı Kitap diye ün salan diğer kitabı Aykut Oğut'un..

Herkes de bir şeyler öğrendi. Facebookta paylaştı, tweetler attı. Bir arkadaşına bahsetti " Ay bak evrene gönderiyorsun geliyor valla falda da çıktı " diye..

Peki kaç kişi uyguladı hayatında?

Benim gördüğüm, hangi inanç sistemini benimsesirse benimsesin kişi eğer o inanç sisteminin ya da görüşün taraftarıysa kendi hayatında uygulamıyor. Sadece entellektüel bilgi sahibi oluyor. En sonunda da " Ay valla bunların hiç biri işe yaramıyor en iyisi boşverecen" gibi dünyanın her gün herkes tarafından söylenen ama bir türlü boşverilmeyen tavrıyla kapatıyor konuyu.

İnsan öğrendiği şeyleri uygulamalı. Bunu en iyi bir sporcu yapar. Ben de öğrendiğim şeyi uygulama alışkanlığımı yaptığım spordan kazandım.

Eğer eyleme geçmezse bir bilgi, öğreti, hem fizyolojik olarak beyin onu sallamıyor hem de ruhsal olarak herhangi bir duygu hissedilmiyor. Hissedilse de geçici oluyor. Buna da Türk toplumu maymun iştahli diyor..

Öğrendiğimiz şeyleri hayatımızın her alanında uygulamamız gerekiyor.

Bazı zeka küpü insanlar olacaktır etrafınızda size deneyimlemek istediğiniz şeyin herhangi bir gerçekliğie uymadığını söyleyen. Cidden bu aslında çağımızın en büyük sıkıntısı ( aaa çağımız falan dedim ben iyice bağladım entele..) Her şeyde bir gerçeklik arayan insanlar var. 

- Bir projeniz vardır "eyi de bana gerçeklerle gel mayış ne kadar mayış " derler. 
Çünkü onlar çok zekidir. Onları dinlemeli, anlamalı ve arkanızı dönüp koşarak uzaklaşmalısınız...

Demek istediğim şey öğrendiğimiz şeyleri sadece Facebook'ta paylaşmak için değil de gerçekten içimizde hissederek yaşamalı ve eyleme dökmeliyiz diye düşünüyorum.
Dünya böyle insanlara ihtiyaç duyuyor. 

Herkese bol neşeli ve bol deneyimli günler :)