28 Ağustos 2013 Çarşamba

Ölmeden önce düşünmek ve hissetmek istediğim 5 son şey...

Geri sayım... 

5...
Hayatımı keyif aldığım bir düzende geçirmiş olayım... İşlerim haftamın en keyifli kısmı olsun. Bereketim olur zaten bereketli bi adamım. Haftasonu yapacağım etkinlikler olsun ve kesinlikle sevgilim ve dostlarımla geçirdiğim bir hayatım olsun. Dost konusunda oldukça muhafazakar biri olduğumu kabul ediyorum. Olsun... Onlar hayatımın merkezinde olsun... İşte böyle bir yaşam geçirmiş olayım ve aklıma ilk bu gelsin...

4...
Ertelediğim, üşendiğim, başardığım, başarısız hissettiğim ne kadar şey varsa onlara gülümseyeyim... Bileyim ki o ertelediğim şey ertelenmesi gerektiği için canımın istemediğinden ertelediğim için ertelendi. Başardığım şeyi canımın istediği için başardım. 

Bir filmde duymuştum "Ölürken endişelendiğin hiçbirşeyin önemi kalmaz.." Bunun farkındayım. 

Bir dönem kendime kızdığım bir konuda nefesimi gözlerim kararana kadar tutuyordum. Sebebi de "Böyle hissetme artık düzel ve yoluna baktı" yani bir anlamda "Öldüğünde bu olumsuz düşüncelerinin hiçbir önemi kalmayacak" olayını kendime hatırlatmaktı...

4.saniye de biterken kendimi her konuda affetmiş ve bu dünyada başarılı bir insan olmuş olarak hissetmek isterim...

3...
ve 3. saniye... 
Kendime "Aferim lan MOA... İyi şeyler yaptın bu dünyada. Güzel şeyler bıraktın... Boş boş gitmiyorsun. Bravo sana" sözlerini söylemek... Boş boş gitmiyorsun...

Tamam Boş Boş gitmemek kişiye göre değişir. Bu tamamen kendi kurallarıma göre boş boş gitmemek. İstediğim şeyleri yaptım mı? Evet!
Başarılı oldum mu? Evet!
Tam olarak yaratamasam da elimden geleni yaptım mı? Evet!
En önemlisi..

Yaparken keyif aldım mı?  Evet! 
İşte eğer bu hayatta eğlendiysem ve eğlenerek yaptığım şeylerden tatmin olduysam bu bana yeter...

2...
Kendime zaman ayırdım mı ve sevdiklere zaman ayırdım mı? 
"Hadi şuraya da gidelim" dediğim insanlarla oraya da gittim mi?
Aşık olduğum kadına verdiğim sözleri tuttum mu? Onunla güzel yerlerde kahvaltı yapıp, ona doyasıya sarıldım mı? 
İşte bunlara hep evet yanıtı vermek isterdim...

He bir de..

Kendimle ne kadar dost oldum bunu düşünürdüm. Kendimle dost olarak ölmek isterdim... Yalnız kaldığımda bilr kendimle eğlendiysem hayatımda işte bunu hissetmek harika olurdu...

1...
Aileme yeteri kadar önem verdiğimi düşünmek isterdim... Hem anneme babama hem de kendi kurduğum aileme...
Çok akraba düşkünü bir insan değilim. Annemle de babamla da arkadaş gibiyim. 
Onlar benim düşüncelerime ve yaptıklarıma daima saygı duyarlar.
Düştüğüm zamanlarda 1-2 dostum ve Derya ile birlikte en çok desteği onlar gösterdi...
Sevincimde hep onlar vardı.
Kendi kurduğum ailemde de böyle olmasını sağlarsam eğer işte o zaman son saniyem de huzurlu bir şekilde ölürüm...

Son 5 saniye'de bunları hissetmek isterdim... Sanırsam bütün bu 5 saniyeyi kapsayacak bir duygu daha isterim...

"BÜTÜN HAYATIM BOYUNCA KENDİM OLMAK"

Keyifli günler dilerim :)

Mustafa Oğulcan Alımcı


Follow my blog with Bloglovin

27 Ağustos 2013 Salı

Olmak istediğin insan, yapmak üzere olduğun şeyi nasıl yapardı?

Yaptığımız şeyleri neden yapıyoruz? Ya da neden sürekli yapıyoruz? Bir sorunun üstesinden gelmek için yine bir şeyler yapmak gerektiğini hissediyoruz?

Dünyanın en gereksiz uğraşı olabilir bir şeyi yapmak için yapmak. Canım istedi diye yapmaktan bahsetmiyorum. Bir şeyi sıf içinden geldiği için yapmak, içinden gelmemesine rağmen yapmaktan yüzmilyonkat daha doğrudur. 

Bu yazıyı bir hedefe doğru yol alırken ki yaptıklarımız üzerine yazmaya karar verdim ve birden karşıma beni çok etkileyen bir söz çıktı... 



Çoğu zaman kendimle tartıştığım nokta olmuştur bu. Yaptığım şeyleri yaparken hedefine ulaşmış Mustafa gibi mi yapıyorum yoksa hedefine ulaşmakta olan Mustafa gibi mi...

Burda çok ince bir çizgi var ve ben ince çizgileri severim...

Diyelim ki benim amacım okuldaki not ortalamamı 3,16'dan 3,80'e çıkarmak. Şimdi kendime bir hedef belirledim. Ben genelde hedef belirlediğimde bu kadar düz olmaz. Şöyle kurarım hayalimi..

"bys.marmara.edu.tr'ye giriyorum ve transkriptime tıklıyorum. Bir bakıyorum Ortalamam 3,80! Aman tanrım! Hemen gidip anneme sarılıyorum ve kutluyoruz bunu! Sonra babamı arıyorum bir heyecanla! Ardından ablam ve Derya! Hemen bi kutlama ayarlıyorum. Akşam buluşuyoruz ve Taksim'e gidiyoruz. Ben güzel bir konuşma yapıyorum. Gülüp eğleniyoruz ve bunu kutluyoruz!"

Şuan bunları yazarken bile içim hopladı mutluluktan :)

İşte benim hedefim böyle olur. Sonra o hedefim gerçekleştiğinde, o ruh haliyle nasıl yürürüm, konuşurum, davranırım.. Onlar belirir gözümün önünde.

İşte bence bu doğru olan. Ben çoğu defa böyle yarattım yaratacağım şeyleri.

Ama bir de yaptığım yanlışlar vardı tabi...

Mesela Karate'de, şampiyonluk vizyonumu kendime inandırmaya çalıştığım sıralarda, şampiyon olan başka bir Türk sporcuya özenmiştim. Gidip saçlarımı onun gibi kestirmiştim, onun gibi kata yapmaya çalışıyordum, elbisemi ona göre yaptırmıştım hatta onun gibi konuşmaya çalışıyordum.

Buna modelleme de deniyor ve ben modellemeye inanırım. Ama bu bildiğin özentilik...

Çoğumuz yapmışızdır bunu. Ben o sporcuya özenirken sadece onun gibi "yapıyordum."

Sonra sonra anladım bu durumun benim için doğru olmadığına. 

Hislerime daha çok odaklanmaya başladım ve o hislerim beni neler yapmam konusunda yönlendirdi...

Ardından bi kitapta şöyle bir şey okumuştum... "Bu sorunun üstesinden nasıl bir sen gelebilir?" ve "Bu hayalini hangi sen gerçekleştirebilir?" 

İşte bu noktada odaklandığımız şeyler hep duygular olmalı. 

Eğer kötü bir hayat istiyorsak, mutsuz olmayı ve bu mutsuzluğu sürdürmeyi sağlarsak "kötü" bir hayat yaşarız. Bu da bir vizyon ve bu da gerçekleşir...

Eğer iyi bir hayat istiyorsak ve hayalini kuruyorsak da öyle hisseder ve mutlu mutlu günümüzü geçiririz. Çünkü zaten gerçekleştirmiş biri olarak o davranışları sergilemek bizi istediğimiz hayata ulaştırır...


Keyifli ve Hislerinizi dinleyeceğiniz bir gün dilerim :)

25 Ağustos 2013 Pazar

İşin derinine inmek...

Zaman sıkıntısı yaşayan, spor salonuna gidemeyen ya da spor salonunda 1 senelik kaydı olup sadece 1 ay giden çok fazla insan var. 

Hatta spor salonlarının doluluk oranları %30'u geçmiyor.

Sadece spor salonlarına üye olup gidilmemesi dışında insanlar günlük hayatlarında da "sağlıklı" davranışlar sergilemiyor. Klasik sağlıksız yaşam göstergesi olarak "fast food yemek, bütün gün bilgisayarın başında oturup hareketsiz kalmak..."cümleleri ne kadar doğru olsa da bahsetmeyeceğim.

Sağlık, tek yönlü ele alınacak bir unsur değildir ve sadece davranışlarla ölçülemez. Evet, kişi sürekli fast food yiyor, hareketsiz yaşıyor. Peki neden? 

O kişiye "Hey fastfood yemeyi kes, salata ye ve şu eşofmanları giy spor salonuna git'" demek dünyanın en kolay direktifi. 

Asıl soru: "Neden fastfood yiyor neden hareket etmiyor?" ve "Neden fastfood yememeli ve hareket etmeli?" ve ve "Acaba fastfood yemememli mi?" 

Özellikle Lise 2.sınıftan sonra sürekli bunu düşündüm. Bir davranışı sergilerken "Neden sergiliyorum?" diye sordum. Karate yaparken de bunu sorguladım, arkadaşlarımla gezip eğlenirken de.

Psikolojik bir nedeni var tüm davranışlarımızın. Yani arkasında bir neden var...

Örneğin neden Linkedin profili oluşturuyorum şuan? 
İnsanlar beni tanısın ve yaptığım işi görsünler.

Peki insanlar beni neden tanısın?...

Uzar gider :)

İnsanların spor yapmayı bırakın hareket etmemesinin sebebini sorgularken şu kanıya vardım.

"Spor yapmak, zordur ve zaman ister." 

Şimdi siz zamansızlıktan yakınan biriyseniz ve sporu böyle tanımlıyorsanız nasıl spor yapacaksınız? 

İşte bu noktada kurma kararı aldım Evinizdespor.com'u. Yanıma da aldım 3 arkadaşımı. 

İnsanlara iletmek istediğim bir mesajım var bu sitede.

"Hareket edin! Çünkü hareket etmek yaşamın kendisidir." ve buna ayıracak zamanınız var!

Bu sitede, kişiye özel programlar yazıyoruz ve bize danışmalarına olanak sağlıyoruz. Ayrıca egzersiz programlarımız özel bir egzersiz yöntemiyle hazırlandığı için 30 dakikayı geçmiyor. Hatta bazı egzersizler 11 dakika kadar kısa sürüyor.

İşte böyle :)

Dünya birileri bişeyleri kolaylaştırması gerek.

Keyifli ve Mutlu Günler Diliyorum :)


Mustafa Oğulccan Alımcı

18 Ağustos 2013 Pazar

Var demek Dahasını getirir...

Birkaç gündür kendimi gözlemliyorum. Kafama takılan ve düşündüğümde beni kötü hissettiren şeyleri tespit etme çabasındaydım. Bu çabanın içinde, kafama nelerin takıldığını buluyordum. Ama buldukça yenileri çıkıyordu ve daha da kötü hissediyordum...

Sonra şöyle bişey yaptım!

Dedim ki; bu beyin arkadaş, google gibi. Ne yazarsan yaz buluyor. Hatta bulamadığında "Did you mean?" bile yapıyor. Ama biraz da youtube gibi... Benzer videoları önüne getiriyor ve sonu olmayan bir seyre dalıyorsun.

Ben de başladım beni iyi hissettiren şeyleri düşünmeye.

Bir çok şey düşündüm. Geleceğimle ilgili ve geçmişimle ilgili...
Ama sonra çok daha tatmin olacağım şeyi buldum.

Sahip olduğum şeyleri saymak!

Bir oyun gibiydi.

Başladım hayatımda olan her şeyi saymaya.

Saçım, kıyafetlerim, yüzüm, evim, yeni satın aldığım evim, bursum, okulum, harika olan ilişkim, dostlarım... Hatta önlerine sıfatlar da ekliyordum. Benim için anlamı olan sıfatlar. Mesela;

Ne kadar uzarsa uzasın yine de suratıma yakışan gür saçlarım var.
İhtiyacımdan da fazla ve hepsi üzerime yakışan bir sürü kıyafetim var.
Aynaya baktığımda gülümsediğim, yakışıklı ve karizmatik bir yüzüm var.
Dünyanın merkezi Beşiktaş'ta bir evim var!
Kayseri'den müthiş bir yatırım yaptım ve ev aldım! Güzel şirin bir evim var.
Bolluk içinde olan bir bursum var.
Bölümünde Dünyanın sayılı üniversitelerinden biri olan Marmara Üniversite'sinde okuyorum.

Bunun gibi her şeyi düşündüm.

Sonra gerçekten harika hissetmeye başladım ve günümün seyri değişti.

Bu yaptığımı ister şükretmek olarak ister teşekkür etmek olarka algılayın. Her ne ise bana harika hissettirdi.

Umarım size güzel anlarınızı daha güzel yapacak bir fikir vermişimdir...

Sevgiyle,

Mustafa Oğulcan Alımcı


15 Ağustos 2013 Perşembe

Evinizdespor.com TGRT'de


Kilo almanın 3 önemli adımı!

Kilo almanın 3 önemli adımına geçmeden önce şunu belirtmek isterim ki;

Kilo almak ya da kilo vermek yerine ideal kilomuza ulaşmayı hedeflemeliyiz. 

Şimdi gelelim kilo almanın ( İdeal kilomuze ulaşmanın ) 3 önemli adımına...

1) Protein ve Karbonhidrat ağırlıklı BESLENME tercih edilmeli.

Vücudumuza almamız gereken 3 temel besinlerden 2 si olan protesin ve karbonhidrat kilo almamızı sağlayan yapılardır. 

Protein, kas yapımına ve yaşamsal faaliyetlerimizin gerçekleşmesini sağlayan yapılardır. Aynı zamanda kaslarımızın yenilenmesinde ve güçlenmesinde de büyük rol oynar.

Karbonhidrat, enerji harcama skalasında ilk olarak karbonhidratlar tüketilir. Fakat karbonhidratl tüketiminde dikkat edilmesi gereken en önemli husus, tüketim miktarına dikkat edilmesi gerektiğidir. 

2) Motivasyon

Motivasyon kilo vermenin de önemli bir adımı ama bence kilo almada daha çok etkili bir nokta. Çünkü kilo alma hedefi olan birislyle hedefi kilo vermek olan birisinin farklı düşünce yapıları vardır.

Bunu en iyi açıklamanın yolu; Toplumsal Sağlık Kodlarıdır. 

Daha sonra "Toplumsal Sağlık Kodları" ile ilgili bir yazı yazacağım. Dünya da çoğunluk kilo vermenin kilo almaktan daha zor olduğunu bilir. Bu çoğunluğun psikolojisidir. Aslında %100 doğru olan bi tarafı yok. Fakat insanların çoğu bilir ve inanır  ki kilo vermek kilo almaktan çok daha zordur. 

Kilolu insanlar, kilo ile ilişkilerini kilo oranı fazlalaşınca farkederler. Yani aslında çoğu insan için kilo, bir sabah uyanırsın "Aaaa ben kilo almışım.." dersin ve kilo vermeye yönelirsin. Fakat o kilolar oraya aylardır vücuda alınan hatalı ve fazla besinler sonucu gelmiştir. Yani bir süreçtir. İnsanlar fazla kiloların vücuda belli bir süreç sonucu geldiğini ve aslında yine belli bir süreç sonucunda o kiloların gideceğine inandıklarında kilo vermek daha kolaylaşır. 

Kilo almak da bu noktada çoğunluğun yaşadığına ters bir durumdur. Bu sebeple aslında yine aynı şekilde işler. Eğer vücudumuza yeterli kalori giriyor ve bunun karşılığını da metabolizma buna karşılık verecek kadar kalori harcıyorsa "genelde" kilo almazsınız.

***Önemli Not: Tamamen genel bir durumdan bahsediyorum. Kilo alıp-vermenin onlarca farklı yolu ve sebebi vardır.***

Kişi eğer kilo almak istiyorsa öncelikle olduğu yeri kabul etmeli ve ideal kilosuna ulaşmayı hedeflemelidir. Bir süreç olduğunu bilmeli ve sabırlı olmalıdır.


3) Düzenli kuvvet egzersizleri yapılmalı.

Sağlıklı kilo almak için atılacak en önemli adım düzenli kuvvet egzersizi programı edinmek ve başlamaktır. 

Vücudumuzdaki kas oranı arttığında çok daha hızlı yağ yakarız. Yağlarımız yakılıp kas oranımız arttığında sağlıklı kilo almış oluruz. 

Şimdi 2 tane araba düşünelim;

Biri Fiat 500


Diğeri Bugatti Veyron


Fiat 500'ün Motor Hacmi 1.2,  Bugatti Veyron'un motor hacmi ise 6.0.

İkisi de çalışır vaziyette olsun ve iki arabanın da benzin deposunda 40 litre benzin olsun. Çalışır durumda. Gaza basılmıyor sadece çalışıyor..

Sizce hangi araba durduğu yerde daha hızlı 40 litre benzinini tüketir?

Tabi ki Bugatti Veyron. Çünkü hem daha ağır hem de motor gücü Fiat 500'e göre 5 kat daha yüksektir. 

Kilo almanın da en önemli koşulu doğru kuvvet egzersizleri yapıp kas kuvvetini artırmaktır ve vücudunuza doğru kalorilerin girmesini sağlamaktır.

14 Ağustos 2013 Çarşamba

Kilo vermenin 3 önemli adımı!

İşte 3 adımda kilo vermenin yolu!

1) Yediklerinizin ölçüsü küçültün.

Çoğumuz günlük yediğimizin hesabını tutamayız. Bu da gayet normaldir. Fakat fazla kilolarımızın en önemli sebebi her gün yediğimiz besinlerdir.

Peki yemeğimizin ölçüsünü nasıl küçültürüz?

a) 3 gün boyunca kendimizi gözlemleyip, her öğünde (ara öğünler de dahil!) yediğimiz şeyleri bir not defterine ya da telefonumuza kaydetmek ve bu şekilde bir liste çıkarmak.

b) Çıkarılan Listeyi KARBONHİDRAT-YAĞ-PROTEİN olarak 3 ayrı bölüme ayırmak.

c) Öğünleri TABAK hesabıyla belirlemek. Mesela öğlen yediklerimiz kaç tabak ediyor, bunu belirlemek.
*** Tabak boyutunu 16cm'liık yemek tabağı ölçüsüyle belirleyin.***

Belirlenen tabak ölçüsü sizin hangi öğünde kaç tabak yediğinizi gösterir. Kilo vermenin en önemli kuralı;



2) Az yağlı yiyin ve PH seviyesi yüksek su için.

Kiloluysak bu demektir ki yağ oranımız yüksektir. Harcadığımız kaloriyle birlikte aldığımız yağ miktarı denktir ya da daha az kalori yakıyoruzdur. 

Gün içinde yediğimiz besinlerdeki yağ oranını azaltır ya da yağsız beslenirsek kilo vermek kolaylaşır.

PH seviyesi 7'den yüksek olan suları içmek vücudunuzdaki asit oranını dengeler. Bu da vücudunuzda tutulan yağın sebebi olan asit artışının azalmasına sebep olur. Böylece vücudunuzda yağ tutulmamış olur.




3) Otobüsten en az 1 durak önce inip yürüyün ya da egzersiz yapın!

İşte en önemli adım budur. 

Eğer doğru egzersiz programlarını süreklilik bilinciyle uyguladığınızda istediğiniz vücuda ve sağlığa ulaşmanız kolaylaşacaktır.


Hareket yaşamdır! İçsel ve Dışsal...

" Biz, sağlığın ve hareket etmenin yaşamın kendisi olduğuna inanıyoruz. Birey olarak yaşam seçimlerinizin yarattığı koşulların ne olduğuna bakmaksızın sağlığınızı geliştirebilirsiniz ve doğru yöntemlerle hareket edebilirsiniz. Evinizdespor.com size bu fırsatı, oluşturduğu paketlerle sağlıyor. " Evinizdespor.com Ekibi

13 Ağustos 2013 Salı

Bu Sorunun Hala Mükemmel Olan Yanı Nedir?

Yaşadığımız günün sorumluluğunu almak diye birşey var. Sabah uyandığından itibaren başlar gün yaratılmaya.

Özellikle sabahları sorulan sorular enerjimizi çok etkilediğine inanıyorum.

Sorular?

Evet.

Kendine sorduğun sorular...

"Off hava neden bu kadar sıcak?!?"
"Yine geç kalacağım!"
"Dünün aynısı bu..."

Yukarıda bazı isyan dolu cümleler var. E soru dedik ama bunlar normal cümle..

Aslında kafamızdan geçen veya ağzımızdan çıkan her cümle beynimize sorduğumuz sorunun yanıtıdır... Şöyle ki;

+ Hava beni bunaltacak kadar sıcak mı?
-(Evet!) Off hava neden bu kadar sıcak?!?

+ Geçen olduğu gibi bugün de mi geç kalacağım?
- Yine geç kalacağım!

+ Aynı yatak, aynı çarşaf, aynı ben.. Acaba dünün aynısı mı?
- (Evet!) Dünün aynısı bu...

Peki sabahleyin bu soru-cevap oyunundan sonra enerjimiz ne oluyor sizce?

Tabi ki düşüyor..

Bu soruları değiştirebilir miyiz?

Tabi ki...

+ Hava beni neşelendirecek kadar sıcak mı?
- Evet! Hava şuan harika bir sıcaklıkta!

+ Bu sefer daha erken gitme ihtimalim var mı?
- Evet! Biraz daha hızlı hazırlanırsam çok daha erken gidebilirim.

+ Bugünü dünden ayıran fark nedir?
- Bugün çok daha hayat dolu ve enerjik bir gün!

Bu soruları sabahları değil günün her saati kendimize sorabilirsiz ve bazen olumlu yanıtı bulamayabiliriz. Ama biraz sabretmemiz ve düşünmemiz gerekir.

Daima olumlu bir taraf vardır..

Şimdi size hayatımın önemli bir anında, o anımı önemli yapan bir sorumu paylaşacağım... Çok da iyi bir durumda değildim.. Hem maddi hem de manevi ve bu soruyu yanıtlamak için kendimi zorladığımda her şey güzelleşti...
 Umarım bu soruyu siz de kendinize sorup yanıtlama cesareti gösterirsiniz..

"BU SORUNUN HALA MÜKEMMEL OLAN YANI NEDİR?"

Sevgilerimle... :)

Mustafa Oğulcan Alımcı