29 Eylül 2013 Pazar

Zeki, Çevik ve Ahlaklı Sporcu Olmak...

Spor müsabakalarının en güzel anı başlangıcı ve bitişidir.

Büyük bir heyecanla başla müsabaka... Umutla başlar... Dileklerin en yoğun şekilde dile getirildiği anlardır...

Ve sonuç...

Bir kazanan ve bir kaybeden mi vardır?

Yoksa maç tecrübesi edinmiş anlar mı?

Bir sporcu diğer sporcudan puan olarak az aldıysa sadece puan olarak az almıştır... Başka anlam çıkarılmamalıdır bundan...

Sevinmek iki tarafın da hakkıdır...

Büyük bir sporcu olmanın en güzel yanı da her maçını bir tecrübe olarak görmesi ve rakiplerini de kendini görmesini sağlayan biricik spor partneri olarak görmektir...Büyük sporcu budur...

Youtube'da izlediğim müthiş bir video... Sizinle paylaşıyorum... İzlerken duygulandım... Buyrun siz de izleyin.


28 Eylül 2013 Cumartesi

İlk Youtube Videosu

Bu sabah uyandım. Biraz burnum akıyordu hapşuruk falan. Dedim ki olsun bu halde bile çık dışarı ve bisiklet sür. Çıktım Kuruçeşme'ye kadar gidip geldim.

Eve gelip duş aldım ve sonra bilgisayarın başına geçtim. Aklıma birden "Ulen acaba ilk youtube videosu ne?" sorusunun merakı geldi....

Bende gooogleladım ve alın size ilk youtube videosu... me at the zoo


21 Eylül 2013 Cumartesi

Yağmur, Pencere ve Kahve...

Sonbahar ve Kış ayları insanıyımdır ben. Dönem dönem değil. Küçüklükten beri yağmuru ve kapalı havaları sevmişimdir. Negatif ya da karamsarlık hissetmem bu havalarda. Aksine çok mutlu olurum. Hele ki kar yağarsa.. Elimden gelse evin doğalgazını kısıp yorgana battaniyeye sarılıp izlerim karın yağışını. Tamam evet biraz sevgilisinden ayrılmış hatun tribi diyebilirsiniz ama enteresan bi şekilde çok keyif alıyorum bundan. 

Mesela bi kafede oturup kahveni yudumlarken, arkada çalan hafif jazz müziğini dinlenmek beni benden alıyor resmen... 


Bu yazıyı yazarken aklıma bir farkındalık geldi...
Seçim farkındalığı... Geçenlerde internette dolaşırken bi fotoğrafa denk geldim. Fotoğrafta.. Hatta durun o fotoğrafı bulup koyayım buraya.. 1 dakka..

Heh işte bu..


Bakıldığında Bill Gates bu sözü söylemiş mi söylememiş mi bilmiyorum ama.. Bill burda başarılı diğeri ise Bill'in yanında daha aşağıda ve daha başarısız gösterilmiş sanki..

Bu günlük hayatta da yapılan bir hata. Özellikle de insanın kendisine yaptığı bir hata.. Çoğu zaman sınavlarda yüksek puan alan insanlarla düşük puan alan insanlar birbirlerinin kıyası içine girer. Ya da onun şöyle arabası var benim ki böyle..

Halbuki ne heyecanla alınmış bir arabaydı o ya da sınavı geçmek ne kadar güzeldi. Puan düşük ya da yüksek ne farkeder?

Özellikle zenginliği sadece ama sadece para olarak algılayan insanların, kendi işlerini yapmayan ve meslek gruplarına karşı bakış açılarına tanık oldum. Örneğin memur olan insanlara direk "köle" dediklerini duydum. Klasik bir aile tablosu çıkarırken "Baba evde tv izler, anne mutfakta iş yapar, çocuklar bahçede oynar." mantığını saçma bulan insanları anlamıyorum. 
Belki sana bu doğru gelmiyor olabilir ama hayat seçimlerden ibaret..

Yukarıda ilk yazdığım yağmurlu günde kahve içmenin benim için ne kadar önemli olduğu yazısı belki başkası için öyle olmayabilir. 
İşte bu doğru ya da yanlış değildir.
Bu sadece;

SEÇİMDİR!

Ve Tanrı bize sonsuz seçim hakkı vermiştir.

Seçimlerimizde doğru ya da yanlış aramadan sadece keyfini çıkarıp deneyimlemeniz dileğiyle..

Haa bu arada..

Yağmurlu ya da karlı bi günde ben güzel bi kafede kahvemi yudumlaman dileğiyle... :)