2 Mayıs 2014 Cuma

Düşlediğim 1 Mayıs...

Seneye 1 Mayıs, Yenikapı'da karnaval havasında kutlanmalı.

Sivil toplum örgütlerinin eğitim, sanat, bilim çadırları olmalı.

Eğlenceler olmalı, aileler çocuklarıyla gelip, elma şekerleri yemeli, kurulan oyun istasyonlarında keyifle oynamalı.

1 Mayıs'ın ne olduğu neden kutlandığı konuşulmalı. Ama en çok Bahardan, güneşten, sevgiden, coşkudan bahsedilmeli.

Nasrettin Hoca kostümünde biri eşeğin üstüne ters binmiş etrafta dolaşmalı ve fotoğraflar çektirmeli.

Hacıvat-Karagöz büyük ekranda eğlenerek, Apple mı Samsung mu kavgasına tutuşmalı.

Ayaklı kütüphale tişörtüyle gençler,kahve içerek insanların Rus, Türk ya da Fransız edebilyatıyla ilgili sorularını yanıtlamalı.

Sporcular gelip, "Ben sporcunun zeki. çevik ve ahlaklısını severim." yazısının önünde gelenlere stretching yaptırmalı.

Sanatçılar, sahnede en keyifli müziklerini söylemeli.

77, 1 Mayıs'ını anmaya gelince..

Taksim anıtına bir çelenk bırakılmalı.

Orda ölen insanlar, çocukların güldüğü, kadınların özgürce yaşadığı, gençlerin bilinçli ve eğitimli olduğu bir Türkiye istedikleri için orda oldukları unutulmamalı.

Bu sebeple, 1 Mayıs, tatilin ve baharın tadını çıkarmakla beraber, 2 Mayıs'tan itibaren gelecek 1 Mayıs'ın heyecanıyla beklendiği bir gün olmalı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder